Metropolis İzmir’in 45 km doğusunda yer alan Torbalı’nın ilk yerleşim alanıdır.Metropolis Antik Kenti, sırtını Gallesion Dağı’na dayamış olan kent adını Meter Gallesia isimli ana tanrıçadan alır. Metropolis "Ana Tanrıça Kenti" demektir. Şehre adını veren ana tanrıçaya ait heykel Uyuzdere mevkisinde yapılan kazılarda bulunmuştur.Metropolis çevresinde ilk yerleşim izleri ise Taş Devri’ne (Neolitik) -Tepeköy, Dedecik, Kuşçuburun'a kadar uzanmaktadır.Metropolis’ten ilk defa Avrupalı gezginler J.Spon ve G.Wheler 17 yy.’da bahsediyor. Bu gezginler, 1675 yılında yöreye gelmiş ve bugün Torbalı ilçesinin Yeniköy ve Özbey köyleri arasında yer alan harabelerin, Metropolis antik kentine ait olduğunu belirtmişler.Metropolis MÖ 3. yy.’da Seleukos Krallığı zamanında Lyzimachos’un adamları tarafından kurulmuştur. Metropolis Helenistik dönemde ( MÖ 1-2.yy ) gelişmiş, şehir görkemli sur duvarlarıyla çevrilmiş, savaş tanrısı Ares adına bir tapınak yapılmış, stoa ve tiyatro gibi anıtsal kamu yapıları inşa edilmiştir. Helenistik dönemin sanat açısından önemli bir merkezi olduğu bilinen Metropolis son derece kaliteli ve özgün heykeltıraşlık eserleri yaratmıştır.Geç Antik Çağ’da Metropolis bir piskoposluk merkezi haline gelmiş ancak savaşlar ve ekonomik nedenlerden dolayı küçülmeye başlamış ve kentte savunma amaçlı bir kale inşa edilmiştir. 14. yüzyıldan itibaren bölgenin Aydınoğulları Beyliği’nin eline geçmesiyle beraber Metropolis de Aydınoğulları Beyliği idaresi altına girmiş, ancak eski konumunda daha fazla yaşayamamış ve Torbalı’ya taşınmıştır.Metropolis Antik Kenti'nde ilk araştırmalar 1970'li yıllarda Prof. Dr. Recep Meriç tarafından yürütülmüştür. Araştırmaların ardından 1989 yılında başlayan arkeolojik kazı çalışmaları 2007 yılından bu yana Prof. Dr. Serdar Aybek tarafından yürütülmektedir.
Tiyatro
Helenistik Dönem’de inşa edilmiş tiyatronun Roma Dönemi’nde zemini mermer döşeme ile kaplanmış ve sahne binası genişletilmiştir. 2000-2001 yıllarında restore edilmiş tiyatro yaklaşık 4.000 seyirci kapasitesine sahiptir.
Peristilli Ev
Antik tiyatronun güney yamacında tiyatro ve şehir merkezi bağlantısını araştırmak için yapılan kazılarda ortaya çıkmıştır. Peristil avlulu ev şimdiye kadar pek bilinmeyen sivil yaşama ait detayları aydınlatmaya başlamıştır. Yapının ortasındaki geniş avlu mermer levhalar ile kaplanmış ve her kenarında dört sütun sırası ile çevrelenmiştir. Avluyu çevreleyen çok sayıda mekân ise renkli duvar sıvaları ve zengin buluntuları ile yapının Roma Dönemi’nde yaşamış varlıklı bir Metropolis sakinine ait olduğunu gösterir.
Akropolis
Güvenliğin sağlandığı stratejik bir konuma sahip Akropol tüm Torbalı ovasına hâkim 16.000 m2’lik bir alanı kapsar; buradan çevreyi çok iyi gözlemlemek mümkündür. Yapılan kazılar ve sondajlar sonucunda, M.Ö. 3000 yıllarından itibaren Akropol tepesinin yerleşim gördüğü saptanmış, Helenistik dönemde ise çevresi güçlü surlarla çevrelenmiştir. Bouleuterion (Meclis Binası) Bouleuterion, demokrasi ile yönetilen kentlerde, özgür yurttaşlarca seçilmiş meclis üyelerinin toplantı yaptıkları kamu binasıdır. Bu binada meclis üyeleri kentle ilgili her konuyu konuşur karara bağlarlardı. M.Ö. 2. yüzyılın ortalarında yapılan kare formlu Metropolis Bouleuterion’u, 350 kişi kapasitelidir.
Stoa
Yağmur ve güneşten korunmak amacıyla yapılan stoalar, dini törenlerde, siyasi ve felsefi toplantılarda, ticari ve kültürel etkinliklerde kullanılmaktaydı. Dor düzenindeki iki sütun sırasıyla taşınan stoa M.Ö. 2. yüzyılda inşa edilmiştir. Öndeki sütunların üzerinde binanın yapımına paraca destek olan varlıklı kimselerin adları yazılıdır. Bunun sponsorluk kurumunun ilk örnekleri olduğu belli olmaktadır.
Yukarı Hamam ve Gymnasion
Gymnasionlar antik çağda gençlere bedensel ve düşünsel eğitimin verildiği kamu yapılarıdır. Metropolis Gymnasion’undan Augustus dönemine ait yazıtlarda söz edilmektedir. MÖ 2. yüzyıla tarihlenen bir yazıta göre gymnasion yöneticisi olarak Alexandra Mirton isimli bir kadının adı geçmektedir.
Aşağı Hamam-Palaestra
Roma İmparatorluk Dönemi’ne ait, iç cephesi tamamen mermer kaplama, merkez salonunun kenarlarında özel tasarlanmış basamaklı havuzların bulunduğu görkemli bir hamam yapısıdır.
...
Bugün zeytin ve çam ağaçlarıyla çevrili Kocadiz Dağı'nın eteklerindeki bu antik kent, tarih ve doğayı bir arada sunarak ziyaretçilerini bekliyor.Torbalı'nın köklü geçmişi ve statejik konumu , ilçeyi İzmir'in kültürel mirasının bir parçası haline getiriyor.